Dinlemeyi Bilmek

Dinlemeyi bilmek2
 
 
 
 
 
Yüzyılımızın sonlarına yak­laştığımız şu sıralarda, insanlar arasındaki ilişkiler gittikçe za­yıflıyor. “İletişim Çağı” diye adlandırılan zamanımızda, birisinin başka bi­riyle gerçekten iletişim kurmasının kesinlikle çok zor olduğundan bir çok defa bah­setmiştik.
Tüm iletişim, özellikle insanla olanı, ha­yatla ilgili faktörlerin değiş tokuşuna dayanır. Bunun aksi basit bir tanışıklıktan öteye geç­mez. Neyi değiş tokuş etme kapasitesindeyiz?
Bugün eleş­tirilerden çokça nasibini alan ge­leneksel eğitimin bir bölümünü oluşturan eski adetler, bize iyi kitaplar oku­mamızı ve iyi sohbet yapmamızı öğüt­lemekteydiler. Buna karşılık okumak ve ko­nuşmak, bugün lüks şeylerdir.
Okunuluyor ama az ve kötü, bu da doğal ola­rak konuşma şeklimizi etkiliyor. Modem dil­lerin çoğu, en iyi fikirleri ve duyguları ifade edecek kelimelerden yoksun olan bir fa­kirleşmeye eğilimlidir; özetle söylersek bu fakirleşme kelimelerin yoksunluğundan değil, bilen ve kelimeleri kullanabilen kişilerin ek­sikliğinden kaynaklanmaktadır.
Bunun için koyu ve çekici sohbetler git­tikçe kısalmakta ve insanlar arasındaki ilişki de azalmaktadır. Dillerde sadece zorunlu ke­limeler kullanılmaktadır; hatta yalnız ve ha­yatta haksızlığa uğrayan, yanlış anlaşılan ki­şilerdeki saldırganlığı ve şiddeti arttıran kaba, yaralayıcı kelimelere kadar varan ifa­deler kullanmaktadır.
Konuşmak, iletişim kurmak için sahip ol­duğumuz en güzel şekillerden birisi, canlı elementleri birbirimize nakletmede , duygu ve düşüncelerin birbirini etkileme şeklidir. Bununla beraber, yararlı bir konuşma yap­mak çok zordur. Bunun nedenini görelim.
Dakikaları aptalca doldurmaksızın ko­nuşmak için söyleyeceğimiz ciddi bir şey , önemli bir şey olması gerekir. Dolu bir ruha ve iç dünyamızın parçasını oluşturana el atmak için uyanık bir dikkate sahip olmak ge­rekmektedir.
Konuşmak için açık fikirlere sahip olun­ması ve fay­dasız tekrar ağına dü­şülmemesi la­zımdır. Ne zaman baş­layacağımızı ve söylemek is­tediğimizi ne zaman bi­tireceğimizi bil­mek ge­rekmektedir.
Konuşmak için, insanın ne kendi  fi­kirlerinden ne de diğerlerinin fikirlerinden korkmasına gerek vardır. Tam bir konuşma, karşısındaki kişinin nedenlerini dinleyen, fi­kirlerini korumayı bilen kişiler arasında sağ­lıklı bir alışverişi sağlar.
Konuşmak için, özellikle dinlemeyi bilmek gerekir. Sadece kendisini dinlemeyi bilen, sadece kendi fikirlerine değer veren, kendi sesine daha çok kulak veren, diğer kişilerin varlığına önem vermeyen ve hatta onları kendi kelimelerini yansıtmak için birer ekran olarak kullanan kişi, asla konuşmayacaktır, asla sağlam bir ilişki kuramayacaktır.
Dinlemeyi bilmek gerekir. Ne dilsiz ol­maya ne de içine kapanık olmaya gerek var­dır. Tersine iyi dinlemek için, önümüzdeki insana değer vererek biz kendimizi aradığımız gibi bir ilişki arayan kişiyi seçkin özelliğimizi kullanarak dinlemeliyiz.
Dinlemek bir sanattır, dikkat gerektirir, di­ğerlerinin bize söylediklerini de­ğerlendirmektir, söylenilen şeylerin niye söy­lendiğini anlamaktır, kelimeleri dinlemek kadar konuşanın gözlerini okumaktır, diyaloğa aktif katılımımızı belirten sessiz jest­lerle katkıda bulunmaktır.
Dinlemek, düşündüklerimizle kar­şılaştırma yapabilmektir ve bu kar­şılaştırmadan sonra düşünceleremizin tar­tısını ölçme fırsatını yakalamaktır.
Dinlemek, kabaca müdahale etmeden ve karşıdaki kişiye saygısızlık etmeksizin, uygun zamanda müdahale etmeyi bilmektir. Bize söyledikleri şeyi, konuyu dağıtmadan cevaplamak ve sohbetin anlamı yani bir baş­langıcı, ortası ve sonu olması için onu akıl­lıca bir iplik gibi oluşturmaktır.
Dinlemek anlamaktır, kendimizi an­lamaktır ve bu erdemlerden yoksun olan bu dünyada, filozoflar olarak, iyi bir öğrenciye bu kadar faydalı olacak bu kıymetli davranışı yeniden kazanmaktır.
Konuşma yeteneğine sahip olan, di­ğerlerinin müdahalelerini içtenlikle değiştiren, kendisinden fazla dinleyen, hayatın tüm kö­şelerinde, tüm dakikalarında hazineler top­lamayı bilir. Gözlemi, sabırı, saygıyı ve dü­şünme yeteneğini geliştirir. Dinlemeyi bilmek, konuşmayı bilmenin en iyi yoludur.
 
Delia Steinberg GUZMAN
 

Hakkında aktiffelsefe

Rastgele

Öfke yönetimi üzerine bilgelerden sözler

  “Senin bardağını kırdıkları vakit de komşunun bardağı kırıldığı zamanki kadar sakin olmalısın.” Epiktetos   …